Eski Foça sokaklarında, taş evlerin ve begonvillerin arasında yürürken aslında binlerce yıllık bir tarihin, modern Batı medeniyetinin temellerini atan bir başkentin üzerinde yürüyorsunuz. Burası sadece bir tatil beldesi değil, Akdeniz ticaretini şekillendiren, Fransa'nın Marsilya kentini kuran denizcilerin ana vatanı.
Phokaia Antik Kenti, ilk bakışta sadece birkaç taş yığını gibi görünebilir ancak doğru noktadan baktığınızda, Ege'nin en cesur denizcilerinin hikayesini fısıldıyor. Foça gezinizde denize bir mola verip bu köklü tarihi yerinde hissetmeniz için bilmeniz gereken her şeyi, bir dost tavsiyesi sıcaklığında anlatıyorum.

Phokaia Antik Kenti Nerede ve Nasıl Gidilir?
Antik kentin en güzel yanı, ulaşım için ekstra bir çaba veya araç gerektirmemesi. Şehrin tam kalbinde, yaşamın içinde yer alıyor. Foça merkezdeki meşhur Aşıklar Caddesi veya Küçükdeniz sahilinden yürüyüşe başladığınızda, yönünüzü iç kısımlara, yerel lisenin bulunduğu alana çevirmeniz yeterli.
İzmir tarafından geliyorsanız, Eski Foça girişinde sizi karşılayan yel değirmenlerini geçtikten hemen sonra merkeze iniyorsunuz. Aracınızı liman bölgesine park edip 5-10 dakikalık kısa bir yürüyüşle kazı alanına ulaşıyorsunuz.

Giriş Ücreti ve Ziyaret Saatleri: Kapı Kapalı mı?
Buraya geldiğinizde karşılaşabileceğiniz en kafa karıştırıcı durumdan hemen bahsedelim. Kazı alanı çevrili ve kapısı genellikle kilitli duruyor. Çoğu ziyaretçi burayı görüp kapalı olduğunu düşünerek geri dönüyor. Siz bu hataya düşmeyin. Burası aktif bir kazı alanı olduğu için müze statüsünde tam zamanlı bir gişesi bulunmayabiliyor. Ancak içeride görevliler genellikle çalışıyor. Kapıdaki görevliye nezaketle seslendiğinizde veya güvenliğe danıştığınızda sizi içeri alıyorlar ve gezmenize izin veriyorlar.
Şu an için alana girişler ücretsiz. Eğer MüzeKart'ınız varsa yanınızda bulundurmanızda fayda var, prosedürler dönem dönem değişebiliyor. Ziyaret saatleri ise resmi olarak 08:30 - 17:30 arasında olsa da, kazı ekibinin çalışma durumuna göre esneklik gösterebiliyor.
Antik Kentte Sizi Neler Bekliyor?
Kapıdan içeri adımınızı attığınızda, Efes veya Bergama gibi ayağa kaldırılmış devasa sütunlar beklemeyin. Phokaia, tarihi dokusunu yerin altında ve temel seviyesinde saklayan bir kent. Ancak göreceğiniz detaylar, hayal gücünüzle birleştiğinde büyüleyici bir hal alıyor.
Athena Tapınağı'nın İzleri
Kentin en önemli yapısı olan Athena Tapınağı, İyon dünyasının en eski tapınaklarından biri kabul ediliyor. Bugün alanda göreceğiniz podyum duvarları ve sütun kaideleri, zamanında buranın ne kadar görkemli olduğunu hayal etmenize yardımcı oluyor. Tapınağın bulunduğu alan, kentin koruyucu tanrıçası Athena'ya adanmış ve denizciler uzun yolculuklara çıkmadan önce burada dua edermiş. Kazılarda ortaya çıkan griffon ve at figürlü seramikler, bu tapınağın zenginliğini kanıtlıyor.
Sur Duvarları ve Restorasyon
Herodot'un da bahsettiği o meşhur surlar, kentin sınırlarını çiziyor. Pers saldırılarına karşı örülen bu duvarların bir kısmı restore edilmiş durumda. Yapılan restorasyon çalışmalarıyla surların heybeti biraz daha belirginleşmiş. Taş işçiliğine dikkatli baktığınızda, dönemin mühendislik yeteneğini net bir şekilde fark ediyorsunuz.

Phokaia'nın Hikayesi: Marsilya'yı Kuran Denizciler
Bu toprakların hikayesi sadece taşlardan ibaret değil. Phokaialılar, antik çağın en usta denizcileriydi. Diğer İyon kentleri hantal yük gemileri kullanırken, onlar 50 kürekli hızlı ve kıvrak gemileriyle (Pentekonter) Akdeniz'e açılıyorlardı. İspanya'dan İtalya'ya kadar pek çok koloni kurdular. Bunların en bilineni ise bugünkü Fransa'nın Marsilya kenti. Bugün Marsilya limanında Phokaia'dan geldiğini belirten bir plaket görmeniz mümkün. Bu bağ, Foça'yı sadece bir Ege kasabası olmaktan çıkarıp Akdeniz tarihinin başrol oyuncularından biri yapıyor.
Yakın Çevredeki Diğer Tarihi Duraklar
Merkezdeki kazı alanını gezdikten sonra tarihin izini sürmeye devam etmek isterseniz, rotanızı şu noktalara çevirmenizi öneriyorum:
Kybele Açık Hava Tapınağı
Merkeze yürüme mesafesinde, arka taraftaki kayalık alanda yer alıyor. Denizcilerin yola çıkmadan önce bereket tanrıçası Kybele'ye adaklar sunduğu nişleri kayaların üzerinde net bir şekilde görüyorsunuz. Burası gün batımında oldukça mistik bir atmosfere bürünüyor.
Pers Mezar Anıtı (Taş Ev)
Foça'nın merkezinden yaklaşık 7 km dışarıda, İzmir yolu üzerinde yer alıyor. M.Ö. 4. yüzyıla tarihlenen bu anıt mezar, Pers etkisi taşıyan mimarisiyle Anadolu'da nadir görülen örneklerden biri. Yürüyerek gitmek zor, aracınızla geçerken uğrayabilirsiniz.
Tarihi Yel Değirmenleri
Kente girerken sizi karşılayan ve onarılmış olan bu değirmenler, hem harika bir fotoğraf karesi veriyor hem de Foça'nın rüzgarıyla olan dansını simgeliyor. Buradan aşağıya, kiremit çatılı evlere ve masmavi denize bakmak insanı dinlendiriyor.

Gezi Sonrası Foça Tavsiyeleri
Tarih turunu tamamladıktan sonra İzmir gezilecek yerler listenizin en keyifli kısmı başlıyor. Kordon boyunca sıralanan balık restoranlarında bir mola verip Ege otlarının ve taze deniz ürünlerinin tadına bakıyoruz. Eğer şanslı gününüzdeyseniz, limanda veya açıklarda kente adını veren sevimli Akdeniz foklarını bile görebilirsiniz. Phokaia, sadece geçmişiyle değil, bugünüyle de yaşayan ve yaşatan bir kent.
Yorumlar (0)
Yorum yapmak için giriş yapın
Şikayet Et