Bodrum'un tam merkezinde, iki limanın arasına kurulmuş devasa bir taş yığınına bakıyoruz. Ancak burası sadece dışarıdan fotoğrafı çekilip geçilecek basit bir tarihi yapı değil.
Su altından çıkarılan binlerce yıllık batıklara, şövalyelerin izlerine ve enfes bir Ege manzarasına ev sahipliği yapıyor. Geniş kapsamlı Bodrum gezilecek yerler listenizi hazırlarken, bu devasa kompleksi mutlaka en başa yazın.
Bodrum Kalesi'ne Gitmeden Önce Bilmeniz Gerekenler
Bu devasa kompleksi hakkını vererek gezmek ciddi bir planlama gerektiriyor. Kapıya gitmeden önce bilet durumu ve saatler hakkında stratejinizi netleştirmeniz şart.

2026 Giriş Ücreti ve Müzekart Avantajı
Kalenin ve müzenin bilet fiyatları, döviz bazlı güncellemeler nedeniyle yabancı turistler için oldukça yüksek. Güncel 2026 yılı itibarıyla giriş ücreti 17 Euro olarak belirlenmiş. Eğer yerli ziyaretçiyseniz, Müzekart çıkartmak burada tam anlamıyla hayat kurtarıyor. Kartınızla ücretsiz şekilde, sıraya girmeden turnikelerden geçip gezinize hemen başlayın. Gişedeki uzun turist kuyruklarına takılmamak ciddi bir zaman tasarrufu sağlıyor.
Ziyaret Saatleri: En İyi Ne Zaman Gidilmeli?
Yazın en sıcak aylarında burayı öğle saatlerinde gezmek zorlu bir fiziksel sınav. Neyse ki Kültür Bakanlığı yaz döneminde saatleri esnettiği için 08:30 ile 22:00 aralığında ziyaret edebiliyoruz. Size tavsiyem; sabah tam açılış saatinde gidip serinlikte salonları dolaşın veya akşamüzeri 17:00 civarında giderek kulelerin en tepesinden muhteşem gün batımını izleyin. Kış aylarında ise kapanış saati 17:30 olarak uygulanıyor.

Kaleyi Gezerken Dikkat Etmemiz Gereken 3 Kritik Detay
Burası düz bir zemine inşa edilmiş klasik bir müze binası değil. Ziyaretimiz sırasında konforumuzu doğrudan etkileyecek birkaç saha gerçeği var:
- Zemin ve Merdivenler: Kale içi oldukça engebeli. Yüksek, taş ve bazen kaygan olabilen basamakları tırmanmak zorundayız. Ayak bileğinizi kavrayan, kaymaz tabanlı rahat bir spor ayakkabı giymeniz kesinlikle şart.
- Su ve Güneş: Açık alanlarda ve avlularda gölge bulmak gerçekten zor. İçerideki salonların büyük bir kısmında klima da yok. Yaz aylarında yanınızda mutlaka buz gibi bir su ve şapka olsun.
- Süre Yönetimi: Tüm salonları, zindanları ve kuleleri hakkını vererek gezmek en az 2,5 - 3 saat sürüyor. Günlük programınızı bu süreyi hesaba katarak yapın.
Sualtı Arkeoloji Müzesi'nin Öne Çıkan Eserleri
Kaleyi asıl benzersiz kılan şey, içindeki paha biçilmez sualtı koleksiyonu. Antik denizcilik tarihini burada canlı bir şekilde deneyimliyoruz.

Dünyanın En Eski Batıklarından: Uluburun
Sadece Türkiye'nin değil, dünyanın en önemli su altı keşiflerinden birine bakıyoruz. M.Ö. 14. yüzyılda batan bu gemi, içindeki bakır külçeler, fil dişleri ve Mısır Kraliçesi Nefertiti'ye ait altın mühürle Tunç Çağı ticaretine ışık tutuyor. Salona girdiğinizde o dönemin ruhunu ve zenginliğini iliklerinize kadar hissediyorsunuz.
Serçe Limanı Cam Batığı
M.S. 11. yüzyıla ait bu gemi battığında, tonlarca kırık ve sağlam cam eşya taşıyordu. Müze yönetimi eserleri karanlık bir salonda, sadece alttan aydınlatarak sergiliyor. Bu akıllıca ışıklandırma tasarımı, bin yıllık camların renklerini ve dokusunu harika bir görsel şölene dönüştürmüş.
Karia Prensesi ve Amfora Koleksiyonları
Bahçeye adım attığınız an etrafınızda farklı formlarda yüzlerce amfora göreceksiniz. Bu dev toprak testiler, antik dönemin kargo konteynerleri olarak zeytinyağı ve şarap taşımacılığında kullanılıyordu. Üzerlerindeki mühürlerden hangi tüccara ait olduklarını bile okuyabiliyoruz. Karia Prensesi salonunda ise etkileyici altın takılarla ve yüz canlandırmasıyla karşılaşıyoruz.
St. Jean Şövalyelerinden Kalan Miras: Kuleler
Mausoleum'un taşları da kullanılarak inşa edilen kuleler, kalenin askeri kimliğini yansıtıyor. Her kule, inşasına destek veren ulusların (Fransız, Alman, İtalyan) adını taşıyor.
İngiliz Kulesi ve Zindanlar
İngiliz Kulesi'ne adım attığınız an, duvarlarındaki armalar ve zırhlarla tam bir Orta Çağ şatosuna ışınlanıyoruz. Gatineau tarafından yaptırılan zindan kısmı ise işkence aletleri ve karanlık dehlizleriyle biraz ürpertici, ama dönemin acımasız adalet sistemini anlamak için mutlaka bakılması gereken bir nokta.
Bodrum Kalesi Nerede ve Nasıl Gidiyoruz?
Marina boyunca uzanan Neyzen Tevfik Caddesi'nin tam bittiği yerde kalenin devasa kapısına rahatça ulaşıyoruz. Burası yaya trafiğinin en yoğun olduğu merkez noktası, yani aracınızı tam kapıya park etme şansınız yok. Aracınızı ilçe merkezindeki ücretli otoparklara bırakıp marinadan deniz havası alarak yürümek en mantıklı seçenek.
Kaleden çıktıktan sonra kültür turuna devam etmek isterseniz, Zeki Müren Sanat Müzesi yürüyerek sadece 15 dakika mesafede. Dünyanın yedi harikasından biri olan Halikarnas Mozolesi kaleye 1 kilometre uzaklıkta ve antik dünyanın izlerini sürmek için harika bir durak. Tarih dolu bu günü deniz manzaralı devasa bir sahnede taçlandırmak için yönünüzü Bodrum Antik Tiyatro tarafına çevirmek harika bir alternatif.
Yorumlar (0)
Yorum yapmak için giriş yapın
Şikayet Et