Hollanda’nın başkenti Amsterdam, kendisine hayran bırakacak dünyaca ünlü müzeleriyle, kanallarıyla, gece hayatıyla, mimari unsurlarıyla çok beğendiğimiz bir kent. Hollanda’da özgürlüğün tadını iliklerinize kadar hissedebiliyorsunuz. Çünkü bu şehirlerde özgürlüğün, insana verilen değerler olduğu görüyorsunuz. Bu da gelişmeyi, refahı getiriyor, suç oranını en aza indirgiyor.

Schipol Havalimanı’ndan Amsterdam’a ulaşım nasıldır?

Amsterdam’a en yakın havalimanı Amsterdam Airport Schiphol (AMS) olarak bilinen Amsterdam Havalimanı‘dır. Uçağınızı bu yönde almanız gerekiyor. Havalimanından şehre ulaşmak için en uygun yöntem tren kullanmak. Yaklaşık 20 dakikada Airport Schipol’den Amsterdam Centraal Station‘a gelebiliyorsunuz.

amsterdamschipol havalimani bilet makineleri 400x266
amsterdam bilet makinelerinden satin almak 400x266

Trenlerle ilgili tüm bilet işlemlerini kolaylıkla, istasyonların içinde bulunan otomatlardan halledebiliyorsunuz. Gidiş dönüş ya da tek yön seçeneklerinden birini, varmak istediğiniz istasyonun adını, gidiş tarihinizi seçerek kredi kartı ile gereken ödemeleri gerçekleştirebiliyorsunuz. Sıra beklemeden, insanlarla iletişim kurmadan rahatlıkla halledilebiliyor. Tramvay biletlerimizi almak için 10,90€ ödedik. Biz gece geç saatlerde gelip, konaklayacağımız kamp alanına gittik öncelikle. Amsterdam’da avantajlı olarak konaklamanın detaylarını Amsterdam Konaklama yazımızda bulabilirsiniz.

Amsterdam’ı gezmeye Dam Meydanı’ndan başlayacağız. Dam Meydanı, birçok etkinliğin gerçekleştirildiği, popüler bir meydan. Çevresinde birçok ünlü ve tarihi yapı bulunuyor. Dam Meydanı’nın kuzeyindeki Nieuwendijk ve Eggeristraat sokakları üzerinde yer alan iki girişli Simit Sarayı var. Buraya bolca Türk uğrayıp Türkiye’den kalan alışkanlıklarını uyguluyor. Biz de Amsterdam’da ilk günümüzde simit, börek ve çay ile sabah kahvaltımızı yaptık ve ardından Dam Meydanı’nı gezmeye başladık. Turistlerin buluşması noktası olarak da görülem Dam Meydanı’nı daha derli toplu bir yazı olması için ayrı bir yazıda ele aldık.

Dam Meydanı’nı gezdikten sonra sıra Amsterdam’ın harika tekne turlarına katılmaya geldi. Yaklaşık 1 saat süren Amsterdam kanal turları, adalardan oluşan ve köprüler aracılığıyla birbirine bağlanan onlarca kanalı gezmek için en ideal yöntem. Amsterdam’ı bir de su üzerinden görmek gerekiyor. Bu rutin bir turistik aktivite, kanal turlarına mutlaka katılın. Tekneler, Dam Meydanı’ndan Amsterdam Centraal’e doğru giderken Damrak Caddesi üzerinde sağ tarafta kalıyor, görmemeniz imkansız.

Tekne turları, bizi aldıkları yere bırakıyor. Programımıza kalkdığımız yerden devam edebiliriz. Amsterdam’ın merkezi tren istasyonu, adeta şehrin kalbi niteliğinde. Amsterdam Centraal’in içinden arkasına doğru geçin ve nehrin karşısında The Eye Film Institute‘u göreceksiniz. Sıradışı mimarisi ile görülmeye değer bir yapı. İçerisinde Hollanda arşivleri başta olmak üzere filmler, posterler ve fotoğraflar sergileniyor. İlgimizi çekmediği için oraya kadar gitmedik. Ancak gitmek isteyenler bot seferleriyle yaklaşık 5 dakikada ulaşabilirler.

Ardından NEMO’ya doğru yol alıyoruz. NEMO bir bilim müzesi. NEMO’ya doğru giderken sağ tarafta, St. Nicholas Kilisesi‘ni görüyoruz. Boyu diğer yapılardan uzun olduğu için hemen dikkat çekiyor, Kilise, Amsterdam’ın en önemli kiliseleri arasındaymış.

amsterdam st nicholas kilisesi manzarasi 400x266
amsterdam st nicholas kilisesi gezisi 400x266

NEMO Bilim Müzesi

Bilim Müzesi NEMO‘ya vardığımızda ise mimari yapısıyla dikkatleri üzerine çekiyor. Sıradışı bir tasarımı olan ve gemi gibi görünen NEMO Bilim Müzesi tamamen bilim ve deney üzerine. Özellikle çocukların çok iyi şeyler öğrenebileceği ve uzun saatler geçirebileceği mükemmel bir bilim müzesi olmuş. Çocukların, fizik, kimya, biyoloji, teknoloji, hissiyat gibi ardı arkası kesilmeyecek konularda çocukların hayatlarında karşılaşabilecekleri her konuda deney yapması mümkün. Müzenin bir de teras katı var ki, herhangi bir dağ tepesi olmayan dümdüz Amsterdam’ı seyredebileceğiniz yükseklikte bir yer. Terasa giriş ücretsiz.

amsterdam nemo bilim muzesi zincirleme reaksiyon 400x266
amsterdam nemo teras gezi 400x266

NEMO Bilim Müzesi’nden çıkıp sola döndüğünüzde göreceğiniz kare planlı yapı denizcilik müzesidir. Ulusal Denizcilik Müzesi, Amsterdam’ın tarihindeki denizcilik ve gemicilik üzerine maketler, fotoğraflar, harita gibi bir denizcilik müzesinde olması gereken her şeyi sergiliyor. Denizcilik müzesine ayıracak vaktimiz olmadığı için bu müzeye girmiyoruz.

Rembrandtplein

Rembrandtplein şehrin en işlek meydanlarından biri. Yeşil parkın tam ortasında 1852 yılında Louis Royer tarafından yapılan Hollandalı ünlü ressam Rembrandt van Rijn‘in bir heykeli bulunuyor. Rembrandt’ın 1642 yılında tamamladığı Gece Devriyesi adlı tablosundaki karakterlerin heykelleri parkın meydanına, Rembrandt’ın heykelinin önüne dikilmiş. Bu karakterler Amsterdam’ın koruyucu askerleri arasındaki çeşitli rütbedeki silahşörleri temsil ediyor. Park, kafelerle, restoranlarla, gece kulüpleriyle ve çeşitli maddeleri tadabileceğiniz coffee shoplarla çevrili.

amsterdam rembrandtplein gece devriyesi heykelleri 400x266
amsterdam rembrandtplein rembrandt meydani heykeli 400x266

Rembrandtplein’e kadar gelmişken 17. yüzyılda inşa edilen ve zayıf köprü adı verilen Magere Brug köprüsünü görmeden oradan ayrılmayın.  52.36358, 4.90239 koordinatlarındaki tarihi köprü, Amsterdam’ın yüzlerce köprüsü arasında en ünlülerindendir.

Açılıp kapanabilen Magere Brug köprüsünden sonra Rembrandt’ın heykelinin olduğu meydan üzerinden, Rembrandt’ın uzun yıllarını geçirdiği evine doğru ilerliyoruz. 750 metrelik mesafede yer alan Rembrandt Evi Müzesi, sanatçının birçok eserini yaptığı yerdir. Aldığı evin kredisini ödeyemeyince iflas eden Rembrandt, evini ve tüm eşyalarını sattıktan sonra başka bir eve taşınmıştır. Rembrandt gibi usta bir ressamın, takdir edilesi bir öncünün çalışma odasını görmek, misafir odalarını ve mutfağını gezmek insanı farklı duygulara sokuyor. Müzede, sanatçının çalışma tarzına yönelik uygulamalar da yapılıyor, ayrıca Rembrandt’ın eserlerinde sıklıkla kullandığı renk tonlarına da vurgu yapıldığı için eserlerini farklı bir gözle inceleme şansınız oluyor.

amsterdam rembrandt evi muzesi gezilecek yerler 400x266
amsterdam rembrandt evi muzesi atolyesi 400x266

Rembrandt’ın evinden çıktıktan sonra kuzeye yöneliyoruz. Amsterdam’ın uyku görmeyen bölgelerinden olan Waag’da anıtsal bir yapı bulunuyor. Weight House ya da Waag olarak bilinen ve 1488 yılında inşa edilen bu yapı, günümüzde restoran olarak hizmet veriyor. İçerideki aydınlatma yaklaşık 300 mumla sağlanıyor.

amsterdan in de waag restoran 400x266
amsterdan in de waag restoran tarihi bina 400x266

Het Kleinste Huis

Amsterdam’daki en küçük ev Oude Hoogstraat 22 adresinde yer alıyor. 2 metre genişliğinde, 5 metre derinliğindeki bu tek katlı küçük yapı, Hollanda’nın ulusal miraslarındandır. Eğer bu küçük eve girmek isterseniz Salı – Cumartesi günlerinde 11:30 – 18:00 saatleri arasında ziyaret edebilirsiniz. Yapı, günümüzde çay içip küçük alışveriş yapabileceğiniz bir yer olarak kullanılıyor.

Amsterdam kanalları yönünden oldukça popüler bir yer. Ancak Amsterdam’ı popüler yapan başka bir nokta var, uyuşturucu ve fuhuşun merkezi sayılan De Wallen. Her gece hayat kadınlarının kırmızı ışıklarla süslendiği, dünyanın en popüler coffeeshop’unda insanların kafa bulduğu bir yer. Burası Red Light District. Buranın canlılık kazandığı zaman gece olmasına karşın gündüz de doğasını ve kanallarını izlemek bir o kadar keyiflidir.

Gece tekrar uğramak üzere Red Light District’ten ayrılıyoruz ve tekne turuna çıktığımız yere geliyoruz. Saatler ilerledikçe müzeler bir bir kapanıyor, ancak akşam vakitlerinde açık olan müzeler var ki, zamanı iyi değerlendirmek adına bu müzeleri sona bıraktık.

Amsterdam Seks Müzesi

İlk durağımız Amsterdam Seks Müzesi, Damrak Caddesi üzerinde, tekne turuna başladığımız yerin tam karşısında  yer alıyor. Ufku açık her ülkede mutlaka en az bir tane olan bir müzedir. Amsterdam’da olmayacak da nerede olacak? İçerisinde çeşitli oyuncaklar, kabartmalar, heykeller ve fotoğraf sergilerinin yer aldığı müze, interaktifliği ve ziyaretçilerle etkileşimi yönünden çok iyi tasarlanmış.

Body Worlds

Seks müzesinden, Dam Meydanı‘na doğru birkaç bina aşağıda yer alan Body Worlds’e gidiyoruz şimdi. Hayatınızda bir kez olsun fırsat yakalayıp mutlaka gitmeniz gereken sergilerden biri Body Worlds‘tür. Her giden ziyaretçi, içeriden hayranlıkla çıkıyor. Çünkü müzenin temelinde gerçek insan vücutları var. Ölümlerinden sonra bedenlerini bağışlayan insanlar, müzenin kurucusu tarafından gerçekleştirilen plastinasyon tekniği ile bir nevi mumyalamaya tabi tutuluyorlar. Gerçek insan kaslarının, kemiklerinin, organlarının ve sinir sistemlerinin konuştuğu sergide daha önce görmediğiniz bir deneyim yaşayacağınıza eminim. Body Worlds Amsterdam giriş ücreti 20€.

Bugün gezilecek yerler listemizin tamamını gezmeyi başardık. Amsterdam’ın merkezini, hayatın olduğu yerleri gezdik.ve gün boyu toplamda 27 km yürüdük. Amsterdam’da hava çok geç kararıyor, özellikle yaz dönemleri saat 23:00’de hava hala aydınlık olabiliyor, akşamları hava kararmadan eve gitmeyi de uygun bulmadığımızdan, konakladığımız yere geçtiğimizde oldukça geç olacaktır. Kamp alanımıza gitmeden önce Red Light District‘i bir de akşam görmeyi ihmal etmeyin. Hayatın burada nasıl aktığına bizzat tanıklık edin. Amsterdam Gezi Rehberi 2. Gün sayfamıza giderek 2. gün neler olduğunu inceleyebilirsiniz.

Bu makaleyi beğendiniz mi?

Gezilerimizi @rotasenin Instagram hesabından takip edebilir, sorularınız varsa yorum kısmında sorabilirsiniz. Beğendiyseniz aşağıdaki sosyal mecralara tıklayın ve arkadaşlarınızı da bu makaleden haberdar edin. Teşekkürler!