İzmir’in Bergama ilçesinde yer alan Bergama Müzesi, ilk olarak 1878 yılında başlanan arkeolojik kazılar sonucu bulunan ve 1927 yılında başlayan Asklepion’daki kazılarda ortaya çıkan eserlerin sergilenmesi  ve korunması amacıyla Bergama şehir merkzine kurulmuş bir müzedir.

Bergama Müzesi hakkında bilgi:

1936 yılında İzmir valisi tarafından ziyarete açılan müzeye 1979 yılında ek bir bina yapılmıştır. Yapılan kazılar sonucu ortaya çıkan eserler eski genişliğe sığmadığı için müzenin  genişleme ihtiyacı doğmuştur. Bergama Müzesi’nde Bergama Antik Kenti ve çevre yerleşim alanlarından, kazılar sonucu çıkarılan ve Cilalıtaş, Bronz, Klasik, Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerine ait buluntuları görebilir ve heykeltıraşlıkta yetenekli olan halkın yaptığı eserleri yakından inceleyebilirsiniz.

bergama muzesi mezar lahit 400x266
bergama muzesi 400x266

MÖ 164 – 156 yıllarında inşa edilen fakat Osmanlı dönemindeki son padişahların, ülke topraklarındaki taş eserlere yeteri kadar önem vermediği için Almanlar tarafından gemilerle parça parça Berlin’e götürülen Zeus Altarı’nın küçük bir maketini de görebilirsiniz. Bergama Antik Kenti’nin güney tarafında inşa edilen bu tapınak Zeus’a adanmış. Zeus Altarı günümüzde Almanya Berlin’deki Pergamon Müzesi’nde sergileniyor.

bergama muzesi zeus altariOrijinali Berlin Pergamon Müzesi'nde sergilenen Zeus Altarı

Pergamon’da heykeltraş sanatı gelişmiştir. En iyi örneklerini MÖ 3. ve 2. yüzyılda veren heykeltraş ekolünde vücutlar daha doğal, figürler hareketli ve çoğu acı çeken, bazılarında heyecan ve coşkunun da yansıtıldığı yüz ifadeleri gerçeğe yakındır. Acı hissiyatı, ağzın yarı açık ve gözlerin trajik bakışı ile sağlanmış. Giysilerin vücut hareketlerine göre hareket etmesi, de heykele bir anda canlılık katıyor.

Müzede, Asklepion’da bir kopyasını gördüğümüz yılanlarla çevrili bir sütun bulunuyor. Müze içinde bulunan ve önemli bir parça olan yılanlı sütunun hikayesi de şöyle. Asklepion, yaşadığı tıbbi gelişmelerle öyle bir hal almış ki, kapısına “Ölüm Buraya Giremez” yazabilecek kadar gelişmiş. Sonucu ölüm ile biten yaralanmalar tedavi edilebilmeye başlanmış. Ancak, daha ağır yaralanmaları olanlar, sonucu ölümle kesinleşmiş olanlar Asklepion’a giremez ve burada tedavi edilmezdi. Dönemin ünlü hekimi ve filozofu Galenos‘un, akrep ve yılan sokmalarına karşı bulduğu panzehirin hikayesi şu şekilde. Zamanında hasta bir adam buraya gelir, fakat sağlık probleminin ne olduğu bir türlü anlaşılamaz. Verdiği belirtiler ve kasılmalar ile zehirlenme olduğu anlaşılan durum için herhangi bir şey yapılamaz ve hastanın ailesine haber verilerek, hasta ölmeden buradan götürülmesini istenir. Tapınağın giriş kapısına getirilen hasta acılar içinde kıvranırken, aynı kaseden içtikleri süte kusan iki yılan görür. Kavga ederek süte zehirlerini damlatan iki yılanı gören hasta, canına kıymak için sütü içer ve uykuya dalar. Uyandığını görenler ise Galenos’a haber verirler ve panzehiri keşfetmiş olurlar. Bunun üzerine Galenos, panzehiri bulduğu için bir sütun diktirir ve sütunun üzerine, müzede görebileceğiniz, aynı kaptan içtikleri süte kusan iki yılan kabartmasını işletmiştir. Günümüzde tıp, eczacılık ve sağlık ile ilgili diğer alanlarda yılanın bir simge olarak kullanılması, yılanın Antik dönemden itibaren şifa sağlayan bir varlık olmasından kaynaklanıyor.

bergama muzesi yilanli sutun 400x266
bergama muzesi yilanli sutun heykeli 400x266

Pergamon Akropolü’nde bulunan mimari bir yapının zemininde, etrafında rengârenk taşlar ile geometrik motifler bulunan ve 4,20×4,45 metre ebatlarında olan bir Medusa başı mozaiği yer alıyor. Roma Dönemi’nde yapılan mozaik, MS 3. yüzyıla tarihleniyor. Bergama ekolü,’nün portre heykelleri ile ünlü olduğunu da es geçmeyelim.

bergama muzesi porteleri 400x266
bergama muzesi medusa mozaigi 400x266

Müze içinde yer alan diğer bir oda ise müzenin etnografya bölümü. Geleneksel yaşamı anlatan bölümde, kına gecesi, efelerin zeybek oyunu, halı dokuma sanatı, yöre kültürüne uygun bir şekilde tasarlanmış.

bergama muzesi etnografya 400x266
bergama muzesi etnografya 2 400x266

Geleneksel yaşamın yanında, yörede çok kullanılan bilezik, yüzük gibi takı ve aksesuarlar, silahlar, halı ve kilim dokumalarını da görebilmeniz mümkün.

bergama muzesi etnografya bolumu

Müzenin bahçe avlusunda ise çeşitli lahitler, steller, sütun başlıkları, yazıtlar, arşitrav parçaları, kabartma ve heykeller yer alır.

bergama muzesi bahcesi mezar taslari 400x266
bergama muzesi bahcesi yazit 400x266

Bergama Müzesi‘nden bahsettiğimizde, Osman Bayatlı’dan da bahsetmemiz gerekli. Öğretmen olan Osman Bayatlı, Bergama’da öğretmenlik yaptığı sıralarda İzmir’e atanmış, fakat çok sevdiği Bergama’dan ayrılmamak için öğretmenlik görevinden istifa etmiş. 1936 yılında ziyarete açılan Bergama Müzesi’nde müdür olarak çalışmaya başlamış ve müzeye, çalıştığı süre boyunca birçok katkısı olmuş.

Asklepieion kazılarında görev alan Osman Bayatlı, Bergama’nın arkeolojik geçmişine çok önem göstermiş ve Bergama’nın kültürel yaşamını ve zenginliğini yansıtan eserler vermiş. Araştırmalarını Eski Bergama’da Asklepion, Bergama’da Şifalı Otlar ve Lokman Hekim, Bergama’da Köyler, Bergama’da Fikir Adamları, Bergama Tarihinde Türk-İslam Eserleri, Bergama Tarihinde Sikkeler başta olmak üzere 25 eser ortaya çıkarmış ve Bergama’nın kültürünü günümüze yansıtan en önemli araştırmacılar arasında girmiş.

Bergama Müzesi giriş ücreti ve ziyaret saatleri nelerdir?

Bergama Müzesi haftanın her günü 5TL karşılğında ziyaret edilebiliyor. Müzede Müzekart geçerli. Yazın 08:00 – 19:00 çalışma saatleri arasında olan müzenin kapanış saati kış sezonunda 17:00’ye çekiliyor.

Bergama Müzesi nerede ve nasıl gidilir?

Bergama Müzesi, şehir merkezinde Cumhuriyet Caddesi üzerinde yer alıyor. Müze kapısının önünde küçük bir girinti var, boş bulursanız oraya bırakabilirsiniz aracınızı.

Bu makaleyi beğendiniz mi?

Sorularınız varsa aşağıdaki yorum bölümüne sorabilirsiniz. Bu tip gezilerimizi anlık takip etmek için bizi @rotasenin Instagram hesabından takip edin. Beğendiyseniz aşağıdaki sosyal mecralara tıklayın ve arkadaşlarınızı da bu makaleden haberdar edin.