Roma, her adımda tarihe düşündüğünüzden çok daha fazlasına bizzat tanıklık edeceğiniz, heykel, resim ve mimari sanata doymuş yegane kentlerden biridir. İhtişamlı Roma İmparatorluğu sona ermiş olsa da anılarını yaşamaya gelen milyonlarca ziyaretçi ile buluşuyor her yıl. İtalya’nın Lazio bölgesindeki şehir Roma aynı zamanda dünyanın kültür başkentidir.

Gerçekleştirdiğimiz İtalya turunda Roma’ya dört gün ayırdık. Çünkü Roma’da gezilecek yerler bir hayli fazla. Roma rehberi ve Vatikan rehberi gezi yazılarını sizin için adım adım derledik.

Via del Quirinale ve Via delle Quattro Fontane adlı sokakların kesişim noktasında yer alan dört çeşme, görülmeye değer çeşmelerdendir. 1588 – 1593 yılları arasında yapılan çeşmeler Quattro Fontane olarak adlandırılır ve bu çeşmelerde, nehir tanrısı Tiber başta olmak üzere çeşitli karakterlerin tasvirleri yer alır.

quattro fontane gezisi 400x266
quattro fontane river tiber 400x266

Via delle Quattro Fontana sokağı üzerinden devam ettiğinizde sağ tarafta, zengin ve soylu Barberini ailesinin sarayı yer alıyor. Günümüzde aralarında Raffaello, Fornarina ve Caravaggio‘nun da olduğu birçok ünlü ressamın eserlerinin sergilendiği büyük koleksiyonlara sahip bir sanat galerisi görevini görüyor. Müzenin en ünlü eseri ise büyük salonda yer alan ve İtalyan sanatçı Pietro da Cortona‘nın sahibi olduğu Allegory of Divine Providence and Barberini Power (Triumph of Divine Providence) adlı dev fresko eseridir. Bakmaya doyamayacağınız bu eserin bulunduğu salona, boynunuz yorulmasın diye uzanabileceğiniz puflar dahi koymuşlar.

triumph of divine providence barberini sarayi© Wikipedia

Müze oldukça büyük ve 8€ karşılığında giriş yapabiliyorsunuz. Ancak saraya talep yoğun olduğundan önünde oluşan uzun kuyruklarda beklemek yerine biletinizi internetten satın alabilirsiniz. Barberini Sarayı elbette çok güzel, fakat biz bu seyahatimizde girme şansı bulamadık. Tablolara ilginiz varsa kaçırmayın.

Çeşmeleri gördükten sonra Via Nazionale yolu üzerindeki Palazzo delle Esposizion‘a dıştan görmek için uğruyoruz. Bu saray da bir sanat galerisi olarak kullanılmakta. Gerçekten büyük bir yapı, içerisinde sinema bile var. 10€ karşılığında giriş yapabilirsiniz.

palazzo delle esposizioni sarayi roma 400x266
palazzo delle esposizioni roma sarayi 400x266

Rotamıza devam edelim. Papalık döneminde de, kraliyet döneminde de ve şimdiki Cumhuriyet döneminde de dönemin liderinin konakladığı sarayın bulunduğu Piazza del Quirinale meydanındayız. Burası Roma’nın yedi tepesinden biri. Burada vakit harcayacak çok bir şey olmadığı için sarayın önündeki merdivenlerden aşağıya doğru devam ediyoruz.

piazza del quirinale roma meydani 400x266
piazza del quirinale roma 400x266

Via della Dataria’dan devam edip Via di S. Vicenzo sokağının sonuna doğru, adeta Roma’nın simgesi haline gelmiş olan Trevi Çeşmesi‘ne gidiyoruz. Turistlerin görmeden ayrılmadığı Trevi Çeşmesi, küçük bir meydanda yer almasına karşın çok kalabalık. Trevi Çeşmesi’nin önünde fotoğraf çektirip para atarak dilek tutanlara kadar birçok insan burada. Kalabalık olduğu için çantanıza, cüzdanınıza sahip çıkmalısınız.

Trevi Çeşmesi’ne çok yakın bir konumda olan ve İtalya başbakanının konutunun bulunduğu Piazza Colonna‘dayız. Burayı ünlü yapan anıt ise tam ortada bulunuyor. Marcus Aurelius Sütunu, Roma zaferinden sonra dikilmiş. Üzerindeki kabartmalarda ise yaptığı savaşlar ve kazandığı zaferler betimleniyor.

piazza colonna roma 400x266
piazza colonna marcus aurelius kabartmalari 400x266

Sonraki durağımız Roma’nın başka ünlü bir meydanı. Ancak buraya gitmeden önce henüz güneş yukarıdayken Roma şehrini yukarıdan görelim diye adını mutlaka duymuş olabileceğiniz İspanyol Merdivenleri‘ne hareket ediyoruz.

İspanyol Merdivenleri’nin; küçük bir meydan, merdivenler ve tepede kilise olmasından başka bir durumu yok. Ancak zengin alışverişi sevenler için en ünlü dükkanların burada olduğunu söyleyebiliriz. Ancak bize merdivenlerden yukarı çıkıp kentin güzelliğini hisetmek daha cazip geliyor. İsterseniz kiliseye de ücretsiz olarak giriş yapabiliyorsunuz.

ispanyol merdivenleri cesmesi 400x266
ispanyol merdivenleri spanish steps 400x266

Bir süre sonra günbatımında gelmek üzere İspanyol Merdivenleri’nden Popolo Meydanı‘na doğru yol alıyoruz. İspanyol Merdivenleri‘nden kuzeye doğru dümdüz devam ettiğinizde, karşınıza Roma’nın en büyük meydanı Piazza del Popolo çıkacaktır. Çevresinde bulunduğu üç kilisesi, giriş kapısı, obeliski ve iki yanında bulunan çeşmeleriyle Roma’nın endamını ifade etmeye yetiyor.

popolo meydani roma 400x266
pincio bahceleri roma piazza popolo 400x266

Popolo Meydanı’na girdiğinizde sağda kalan çeşmenin arkasında Pincio bahçelerini gezmekte sıra. Oraya çıkın ve Popolo Meydanı’nın genişliğini bir de tepeden izleyin. Arkadaki yeşilliklere dalarak yeni bir dikilitaş görebilirsiniz. Devamında ise güzel bir yürüyüş yolu sizi bekliyor, çok daha ilerisine giderseniz Borgese Galerisi’ne kadar gidebilirsiniz. Pincio bahçeleri de eskiden villa olarak kullanılan, günümüzde müze olarak görev yapan yapının uzantısı. Tabii biz şimdi oraya kadar uzaklaşmıyoruz.

Çok uzaklaşmayın dedim, çünkü Roma’nın en eski yapılarından biri olan Panteon‘u görmeye gidiyoruz. Piazza della Rotonda’da bulunan Panteon, dönemindeki yapılara liderlik etmiş harika bir eser. Antik dönemde tüm tanrılar için yapılan bu eser, şimdilerde kilise olarak kullanılıyor. Panteon’un içine mutlaka girin ve ustalıkla tasarlanmış bu mimari öğeyi içinden inceleyin.

roma panteon gezilecek yerler 400x266
roma panteon ziyaretciler 400x266

Pantheon’a en yakın meydan olan Piazza Navona‘da sıra. Eskiden antik bir stadyum olarak kullanılan meydan, 17. yüzyıldaki yönetim ile birlikte bugünkü görünümü almış. Meydan, Roma’daki en hareketli meydanlardan biri. Meydanın orta yerinde, Roma’nın birçok yapısında imzası bulunan Bernini tarafından yapılan bir çeşme de bulunuyor. Bu çeşmenin iki yanında da yine aynı dönemde yapılan çeşmeler bulunuyor. Meydandaki büyük Sant’Agnese in Agone Kilisesi‘ne girebilirsiniz.

piazza navona dort irmak cesmesi 400x266
piazza navona dort irmak cesmesi detayi 400x266

İtalya’nın içinde farklı bir ülke olan Vatikan‘a gitmekte sıra. Vatikan kısa sürede gezilecek bir yer değil ancak, çok yeri gezmek istediğimizden bugün Vatikan’ın küçük bir kısmını gezeceğiz. Ponte Sant’Angelo adındaki köprüden geçelim. Sant’Angelo kalesinin önünden sola doğru devam edelim. Yaklaşık 1 km ileride Vatikan’ın devasa kubbeli bazilikasını zaten göreceksiniz. Hızlı adımlarla o istikamete doğru yürüyoruz.

Piazza San Pietro adındaki meydana geldiğimizi çevremizi saran sütunu yapılardan anlayabiliriz. Çevreyi bir süre inceleyip hayran kaldıktan sonra bazilikaya girebiliriz. Bazilikaya giriş ücretsiz ancak kubbesine de çıkmak mümkün olduğu için bazilikanın yanında bulunan kubbe sırasına girelim. Kubbeye çıkmak gerçekten yorucu bir iş, çünkü basamak sayısı 551. Bu basamakların 231 basamağını asansörle geçebiliyorsunuz. Biz de bu yöntemi tercih ettik ve 7€ değerindeki asansörlü çıkış için biletimizi aldık. Tüm basamakları tek tek çıkarım diyorsanız 5€ ödüyorsunuz.

aziz petrus meydani sutunlari 400x266
vatikan aziz petrus meydani kubbe 400x266

Sıramızı bekleyip biletimizi aldıktan sonra asansöre biniyoruz. Asansördeki görevli, asansörü 4. kata çıkarıyor ve insanları indiriyor. Burada tel kafes ardından da olsa bazilikayı yukarıdan seyretme şansınız oluyor. Devam ediyoruz ve tek kişilik, dar ve çok sayıdaki merdivenleri arşınlamaya başlıyoruz. Kubbeye doğru çıktığımız için zaman zaman eğimli, zaman zaman yüksek merdivenleri çıktıktan sonra Roma ve Vatikan manzarasını gözler önüne seren, merdivenlerden daha havadar olan açık alana çıkıyoruz. Ortam kalabalık. Kalabalık arasında yaklaşık 15 dakika boyunca çekim yapıyoruz ve bazilikanın içine girmek için 551 basamak iniyoruz.

Bazilikaya girmek için üzerinizde kısa şort ve dekolte olmamasına önem verin. Bu konuda oldukça katılar ve içeri almayabilirler. İçeri girdikten sonra Hıristiyanlık tarihinin en büyük kilisesinde olduğunuzu unutmayın. Bu denli büyük olan kilisede bulunan insanların ne kadar küçük göründüklerinin farkına varın.

vatikan aziz peter kilisesi ic mekan 400x266
vatikan st peter bazilika gezi 400x266

Akşam vakti olduğu ve ziyaret saatinin sonlarına doğru içerideki güvenlik görevlileri, ziyaretçileri yavaş yavaş dışarı çıkarmaya başlıyorlar. Bu nedenle ziyaret saatlerinizi bilerek hareket etmekte fayda var. Dışarı çıktığınızda Vatikan’ın gün batımı fotoğraflarını çekebilirsiniz. Güzel fotoğraflar için yanıbaşınızda bir tripodun olmasında fayda var.

vatikan aziz petrus bazilikasi aksam

Roma turumuzun 1. günü gayet verimli geçti. Güneş batmak üzere ve isterseniz Pantheon gibi tarihi yapıları bir de akşam ışıklandırmalarıyla görün. Yarın yeni bir gün ve Roma’nın başka bölümlerini gezmek için yollarda olacağız. Yazının devamı için Roma Gezi Rehberi 2. Gün sayfamıza gidebilirsiniz.

Bu makaleyi beğendiniz mi?

Gezilerimizi @rotasenin Instagram hesabından takip edebilir, sorularınız varsa yorum kısmında sorabilirsiniz. Beğendiyseniz aşağıdaki sosyal mecralara tıklayın ve arkadaşlarınızı da bu makaleden haberdar edin. Teşekkürler!